3 Aralık 2016 Cumartesi

Fehim Paşa Konağı


Turgut Özakman'ın yazdığı Fehim Paşa Konağı adlı oyun Abdülhamit'in istibdat döneminde başlıyor ve meşrutiyetin ilanının ardından sona eriyor. Bu süreçte de Eski Kabadayı Rasim Baba'nın oğlu Yusuf'un (Karagözcü) Fehim Paşa'nın konağında Karagözcülük yaparken paşanın kızına aşık olması ve ardından yaşananlar anlatılıyor.


Oyuncuların rol dağılımlarının (mahsusçuktan) sahnede yapılması hoş olmuş. Oyundaki müzikler de güzeldi ama oyunu izlerken sıkıldım. Bunun en önemli sebeplerinden biri rolünü icra eden oyuncuların arkasında oyuna zaman zaman şarkılarla eşlik eden diğer oyuncuların sıkılmış yüz ifadeleriydi. Sanki biri onları oraya zorla oturtmuş gibiydi. Sürekli aynı oyunu izlemek tabii ki bir yerden sonra sıkıcı olabiliyor (Hazırladığım skeçlerden biliyorum.) ama yine de bunu izleyiciye çaktırmak hoş değil. 


Son olarak da tiyatro seyircisi hakkında birkaç söz söylemeden edemeyeceğim. Bugün salondaki cips, bisküvi paketi sesleri, arkamdaki salağın beş altı kez koltuğumu tekmelemesi, cep telefonuyla fotoğraf çekenler, telefonuyla oynayanlar ve oyunu izlemek yerine öpüşenler beni çıldırttı. Memlekette birçok yerde adabı muaşeret artık hayalden ibaret ama keşke tiyatroda az biraz kalsaydı. Bize saygınız yok anladık ama oyunculara da mı saygınız yok? İsterseniz maddelerle ne yapmanız gerektiğini yazayım:

*Hiçbir şey yemeyeceksin. Ha ısrarla yerim diyorsan sinemaya gideceksin.
*Konuşmayacaksın. Ben koca çenemi iki saat tutamam diyorsan kafeye gideceksin.
*Tespih sallamayacak, telefonla oynamayacaksın. Mümkün mertebe SESSİZ olacaksın.

Şimdilik benden bu kadar sevgiye kalın.

Not: Fotoğraflar internetten alınmıştır.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...